Blog

Duyurular

Gençlere Postmodern Kültür Semineri

Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi ve BurSanat Eğitim ve Gençlik Derneği işbirliğiyle düzenlenen ‘Postmodern kültür ve Türkiye’ konulu seminerde konuşan Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsamettin Arslan, henüz modernleşme sürecini tamamlayamayan Türkiye’nin farklılıklara yer veren postmodern kültür dalgasına yakalandığını ifade etti.

Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Hakan Darılmazlar ise çatı kuruluş olan Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi’nin, gençlerin karar alma mekanizmalarına katılımı sürecinde büyük rol oynadığını ifade etti. BurSanat Eğitim ve Gençlik Derneği Başkanı Sertaç Şipka ise aylık söyleşiler gerçekleştirerek, güncel konu ve olaylara gençlerin daha duyarlı ve ilgili olmasını hedeflediklerini vurguladı. Her ay dernek gönüllüsü gençler tarafından belirlenen tematik konular için, konunun uzmanları davet edilerek yereldeki gençlerin katılımını sağladıklarını söyleyen Şipka, “Nisan ayı söyleşimizi Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi işbirliği ile gerçekleştirdik. Aylık söyleşilerimiz ile ilgili dernek ofisimize gelerek bizlerden bilgi alabilirsiniz” dedi.

“Önce modernliği bilmeli”
Seminerde konuşan Prof. Dr. Hüsamettin Arslan, postmodernliği anlamak için önce modernliği bilmek gerektiğini belirtti. Modernliğin, akla, bilime ve ulus devlet anlayışına dayandığını ve 18. yüzyılda başladığını kaydeden Arslan, “Modern kültür, ‘akla ve bilime dayalı, savaşların, açlığın olmadığı, barış içerisinde bir dünya oluşturabiliriz’ düşüncesini taşıyordu. Ancak bu inanç dünya savaşları, Çernobil gibi çevre felaketleri ve 1960 yılında yaşanan cinsel devrimlerle devamlı olamamıştır. Batılı entelektüeller kendi model kültürlerini eleştirmeye başlamıştır. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında milyonlarca insan ölünce batılı entelektüeller, bilime ve akla inancın sorgulanabileceğini düşünmüştür. Çünkü akıl ve bilim despotizmi de doğurmuştu. Bunun üzerine de postmodern bir anlayış ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

“Modern kültürü hazmedemeden, postmodern kültür dalgasına yakalandık”
Postmodernliğin, modern öncesi veya anti modernizm olmadığını anlatan Arslan, postmodernliğin aslında modernitenin devamı olduğunu vurguladı. Türkiye’deki duruma da değinen Arslan, 1800’lü yıllarda modernleşmeye başlamamıza rağmen dünyanın geç modernleşen ülkelerinden biri olduğumuzu dile getirdi. Batılı kültüründen doğal modern kültüre, devlet eliyle yukarıdan talip olunduğunu söyleyen Arslan, “Osmanlı sultanları, devletin bekasını modern kültürü almakta bulmuşlardır. Bizim modern atalarımız için temel sıkıntı, ‘Hem modern kültürü alıp, hem de nasıl kendimiz kalabiliriz?’ sorusuydu. Bu soru Cumhuriyet kuşağının da en büyük sıkıntısıydı. Bizler 3. Selim’den bu yana modernleşme sancıları çeken bir toplumuz. Nasıl 3. Selim döneminde modern kültüre yakalanmışsak, bunu henüz hazmedememişken 1980 yılında da postmodern kültür dalgasına yakalandık. Çoğulcu demokrasiye, farklılıklara daha fazla yer vermeye maruz kaldık” dedi.

Modern kültürün devletçi olması sebebiyle Türkiye’nin şimdi devletçilikten çıkış sancıları yaşadığını da ifade eden Arslan, “Artık hem Batı’nın çoğulcu kültürünü nasıl alabilir, aynı zamanda da nasıl kendimiz kalabiliriz?’ sorusunu sormak zorundayız. Postmodernden, çoğulcu kültürü, farklı olana saygıyı alarak yararlanabiliriz. Ancak Türkiye’nin Doğu Anadolu’su yeni modernleştiğine göre demek ki 3. Selim ile başlayan modernleşme süreci henüz tamamlanmış değil” diye konuştu.

Toplantının sonunda Bursa Kent Konseyi Başkanı Mehmet Semih Pala, Gençlik Meclisi Başkanı Hakan Darılmazlar ve BurSanat Eğitim ve Gençlik Derneği Başkanı Sertaç Şipka tarafından Prof. Dr. Hüsamettin Arslan’a teşekkür belgesi ve plaket verildi.

Görüş, Öneri ve Düşüncelerinizi Paylaşın