Blog

Bosna Hersek’teki İlk Günlerim
Gönüllü Yazıları

Bosna Hersek’teki İlk Günlerim

Yolculuğum

Gönüllü projem için yolculuğum, İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’nda başladı. İki saatlik uçak yolculuğundan sonra Saraybosna Havaalanına vardım. Uçaktan iniş esnasında dikkat ettiğim noktalardan biri çok fazla yeşil alan olmasıydı. Doğayı seven biri olduğum için bunu gördüğüme çok mutlu oldum.

Saraybosna Havaalanı’ndan projemin olduğu Doboj Istok’a gitmem için ana otobüs durağına taksi ile gittim. Yaklaşık 1 saat süren yolculuk sırasında taksi şoförüyle biraz sohbet ettik. Sohbet sırasında şoför Türkleri çok sevdiklerini söyledi.

Ana otobüs durağına geldiğimde Doboj tarafına giden otobüse binmek için 2.5-3 saat beklemek zorunda kaldım. Otobüse bindiğimde projemden sorumlu olan kişi ile iletişime geçtim. Yaklaşık 3.5-4 saat süren yolculuk sonunda Doboj’a vardım ve Doboj İstok’a gitmek için dernek çalışanlarından biri beni araba ile aldı.

İlk Günüm

Boşnakların yaşam tarzları, yemekleri bizim kültürümüze çok benziyor. Kültür olarak fark gördüğüm noktalardan biri ise kahvaltı yapmıyor olmaları diyebilirim. Burada kahvaltılar biraz bizim öğlen yemek menüsüne denk geliyor. İlk gün kahvaltıda kuru fasulye yedim. Bizdeki çay alışkanlığı da buralarda pek yok. Çay yerine bizim Türk kahvesine çok benzeyen Boşnak kahvesini çok içiyorlar. Günlük öğünlerini kahve oluşturuyor desem yeridir.

Kahvaltıdan sonra dernek çalışanlarıyla tanıştım. Dernek çalışanlarıyla konuşurken bana Tavşanlı Belediyesi’nin ve İzmir Belediyesi’nin Doboj Istok’a yapmış oldukları yardımlardan bahsettiler. Dernekte ne tarz projeler yapıldığına dair daha detaylı fikir sahibi oldum.

İzlenimlerim

Buraya geleli bir buçuk hafta olmasına rağmen buradaki insanların sıcaklığını samimiyetini çok sevdim. Türkleri çok sevmelerinden dolayı bana çok içten yaklaşıyorlar. Bulunduğum bölge köy-kasaba karışımı bir yer ve yeşil alanlar oldukça fazla. Dışarı çıktığımda burnumda o temiz havayı hissediyorum. Buradaki insanlar fazla İngilizce konuşamadıkları için ilk 2-3 gün iletişim konusunda biraz problem yaşadım. Daha sonra burada yaşayan insanlarla iletişime geçmek için temel kullanabileceğim Boşnakça kelimelere baktım. Biraz da olsa Boşnakça kelimeler öğrenmeye çalışıyorum.

Bu bölgedeki evler genellikle 1 veya 2 katlı. Evlerin pencereleri Türkiye’deki evlere göre küçük ve dar. İlk haftamda bölgeyi tanımaya, çevremde olan biteni gözlemlemeye çalışıyorum.

Buraya geleli çok uzun bir süre olmamasına rağmen buradaki insanların yaşam tarzlarını, yeni yerler ve yeni bir kültürü görme fırsatım oldu. Umarım ilerleyen günlerde daha güzel deneyimlerimi sizlere aktarırım.

Yunus Emre, Ekim 2019

Görüş, Öneri ve Düşüncelerinizi Paylaşın